UNUTMUYORSA BANANE

10/12/2008

Utançlarımı gizlemiştim gözlerime

Sen gelince parıldardı ışıldardı

Yüreğimi aldım avuçlarıma

Sen bakınca açılırdı avuçlarım

Bir tutam gülün içine sakladım gülüşlerimi

Her koklayışında yanağında belirirdi

Bir gün dudaklarıma hapsettim “SENİ SEVİYORUM” cümlesini

Seni görünce haykırsın diye

Ama haykıramadan kelimeler öldüler

Alaycı bakışlarının , bakışların altında

Ezildi dişlerimin arasında

Yüreğime öyle bastı ki acısı

Dişlerimi sıkmışım

Hani SENİ SEVİYORUM vardı ya

İşte onlar ayrıldı birer birer parçalarına

Şimdi dişlerimin arasında “NEFRETİNİ” sıkıyorum

Ama öyle güçlü ki bir türlü kıramıyorum

Ah sen; sana olan NEFRETİMİ kıramıyorum

Duydum ki hüzün düşmüş yüreğine

Ana ,baba acısı

Şimdi nefretime karşı besledim nefret

Nasılda acıdı yüreğine bu yürek

Beklemezdim bunu benden

Lanet olsun sana olan nefretime

Her ne kadar yüreğime düşsen de

Bir kor gibi , bir alev

Şimdi kül oldun!

Yeniden! Yeniden doğuyorsun yüreğime

Şimdi SENİ SEVİYORUM diyemesem de

Keşke hiç böyle olmasaydı diyorum

           

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

sen

16/11/2008

Kirli düşlerle bezenmiş kalp

Yastık yorgan demeden uykuya yatmış

Sessizlik içinde

Sessizce

İçimi yakmış

Hiçbir şeyden habersiz

Hiçbir şeyi görmeden duymadan bilmeden

Döktüğüm yaşlar ve sen

Bir kül tablası içinde yanan sen

İçime çektim hiç bilmeden

İçimi zehirledim

Şimdi ölüyorum ölümü hissetmeden

Şimdi ölüyorum seni görmeden

Ölüyorum ölümün sensizlik olduğunu bilmeden!

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

SADECE HAYKIRIŞ!

7/11/2008

Yer,  mekân, zaman fark etmiyor. İnsanlar neden bu kadar aciz, neden bu kadar terbiyesiz ve neden bu kadar çabuk yok edebiliyor?

            Dünya değişiyor sanıyoruz ama dünyayı değiştiriyorlar. Umarsızca, beni değiştirdikleri gibi, senide, onu da değiştiriyorlar. Ödüller, törenler kandırıyor bizi. Soydular bedenimizi.“Astılar İSLAM’I ama aciz değildi İslam, ölmedi .”İnatlaşırcasına ölmeyecek, öldüremeyecekler.

            Niceleri gelip geçti. Niceleri ATAİSTİ. Özgürlük dediler. Medeniyet dediler. Bizi bizim özgürlüğümüzle boğdular. Hiçbir şeyden habersiz bizi. Tacizdi, tecavüzdü özgürlük. Avrupa’ya özendik, donlarla gezdik. Pelerinli insanlar, maskeliler. Ah bide o maskeyi görebilseler. Göremediler sadece baktılar.

            “Dinin ne?”

            “Elhamdülillah Müslüman’ım”

           

            Aman ALLAH’IM bu nasıl vahşetti. İçki içtiler, mayo giydiler, kumar oynadılar, taciz ettiler, hırsızlık yaptılar, zina yaptılar…

Ama nasıl Müslüman’dılar. Nasıl acizdiler, nasıl kandırıldılar. Dinimizi sattılar, pazarladılar. Daha doğrusu bize sattırdılar pazarlattılar ama bundan habersizdik. Ben, o,sen habersizdin.

            Biz artık Avrupa’yız, biz artık onların getirdiği yasayı uyguluyoruz. Ama hiç kimse farkında değil.

            Neydi bizi bu kadar yolsuzluğa iten, neydi bizi böylesine değiştiren. Nefsimizdi, ayaklarımızla ezemediğimiz nefsimizdi.

            Başımız açtılar. Hani bu ülkede özgürlük vardı. Hani laiklik. Laiklikte din özgürlüğü yok muydu? Biz neden devletin kurumlarına başımız kapalı giremiyoruz. Bumu laiklik. gene onlar, bunu da onlar planladı.

            Bakın ne dinciyim, ne tarikatçı, ne Hıristiyan, ne Yahudi, nede PKK’ layım.

            İlk önce Allah’a aşk ile bağlı ve sonrada Vatanına (Türkiye’ye) aşk ile bağlı olan bir insanım.

            Gelin değerlerimizi, inancımızı ve vatanımızı koruyalım, onları harcayıp savurmayalım, kaybetmeyelim.

            MEDENİYET DEDİĞİN TEK KİŞİ KALMIŞ CANAVAR!

                                                                                                                                                                                                                                                                  Esra ÖZBATIR

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Bilmem ne kadarı sizin için doğrudur

6/11/2008

İnsanın kişiliği nasıl oluşur yada insan çevresinden mi ailesinden mi daha çok etkilenir?

Bence bir insan kişiliğinin temellerini ailesi tarafından oluşturur yani eğer insan çevresinden etkileniyorsa onda mutlaka eksik bir şeyler vardır. Aile en temel yapıdır. Aile anne baba demekte değildir. İnsan için aile kavramı da değişen şeydir. Belki bir kişiye anneannesi bakmıştır ya da yurtta başkaları bakmıştır. Bu bence hiçbir şeyi değiştirmez. Doğarsın ve biri tarafından bakılırsın o birinin davranışlarına göre büyür onun verdiklerini alırsın. Çocukların her şeyi öğrendikleri yaş 0-6 yaştır bile denir. Yani bu yaş aralığında çocuklar onu yetiştirenin elindedir ve onun iyiliğini kötülüğü, belki eksik belki fazla alır. Daha sonra ki dönemler kişiler kendilerine çevre yaparlar. Arkadaş grubu diyelim. Bunu da ailenin öğrettiklerine göre yada ailenin verdiklerine göre seçerler. Mesela kötü bir aile yaşantısı olan bir genç mutlaka o ruh hali içinde bir ortam seçecektir ki bu gibi kişiler gözlemlediğime göre pek iyi ortamları olduğu söylenemez. Tabi istisnalar da yok değil. J.Locke“İnsan beyni doğuştan boş bir levha gibidir demiştir. Boş levhaya ilk yazısını yazan ilk onu dolduran da böylelikle ailedir. Yani demek istediğim aileniz sizin temelinizi oluşturur. Sonradan gelen çevresel faktörlerde oluşmuş temelin üstüne konulan betonlar ve tuğlalardır. Böylelikle bir yapıt oluşturur her bir insan.

Yanlışları da görürüz doğruları da , mutluluğu da tatmışızdır mutsuzluğu da. Hangisi daha cazipse insana onu seçer ama ilk temelin verdiği ile. Yani sonradan görerekte öğreneceğizdir mutlaka. Bu asla değişmez. Zaten büyüdükçe yalnız siz varsınızdır. Artık sizin doğrularınız ve yanlışlarınız vardır. Bu sefer sizin doğrularınızdan da yanlışlarınızdan da etkilenen kişiler olacaktır.

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

yalnılık,yolsuzluk,özgürlük

1/11/2008

Bugün hayat ağlıyor. Bugün hayat bizden çektiği ızdırapların acısını döküyor. Bulutlar hıçkırıklarını gizlemiyor. Yağmurların her bir damlası içimi acıtıyor. Belki de içimi temizliyor. Ama sesi beni mahvediyor.

            Yaşam; yalnızlık ve mutluluk. Her ikisi de ne kadar uzak şeyler dimi. Yalnızlık benim en iyi dostum. Beni bu dünyanın bu iğrenç yaşamın verdiklerine güldürten tek şey. O ben var iken ben yok iken de yanımdaydı. Yanımda durmuş beni benden savunan tek şeydi. Şimdi ise rafa kaldırdığım tek şey. Hiç üzülmedi hiç kırılmadı. O hep tozların içine mahkûm düştü ama her yanıma alışımda beni aynı sevgiyle kucakladı. İnsanların, bizlerin yapamadığı şeyi yalnızlık bana yaptı ve hala yapıyor. O beni benden gizliyor ve hayat karşı kahkaha atmamı sağlıyor. Yaşam zor, belki de insanlar onu zorlaştırdı. İsteklerimizi yapamadığımız ve özgürlük altında ezilen kişiler olduk. Bize verilen özgürlük beni boğuyor. Bize verilen özgürlük bizi öldürüyor. Kaç kişi farkında ve ya kaş kişi ses çıkarabiliyor. Sesi çıkanlar bile özgürlük altında insan katlediyor. Hayatlar yok ediyor. Beni, seni öldürüyorlar. Beklide ilerde beni, seni öldürecekler. Ölüme ne kadar hazırsın? Hiç tatmadığın kadar. Hiç tadanların acısını çekmediğin kadar. Hiç ölmediğin kadar hazırsın. Ölmek korkulu bir rüya, öldürmek ise en zevkli iş oldu.

            Yolsuzluğun kapısında bir çift ayakkabı. İçerde ayakkabısız onca insan. Öldürülüyorlar! Hem de özgürlük denen terör yüzünden.

            Yalnızlık özel sebep istemez. En ufak acı bile sizi ona yaklaştırır. Ne kadar farkındaysanız. Ne kadar ona sahip çıkıyorsanız.

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

Ben tek,sen tek,hayat tek unutma tekler geri gelmez

bir Tekin hayattan yazıları ve şiirleri

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro